Home / Kültür & Sanat / Muhsin Ertuğrul Okumaları “Paslı Raylar Korosu” Oyunuyla Devam Ediyor

Muhsin Ertuğrul Okumaları “Paslı Raylar Korosu” Oyunuyla Devam Ediyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 18-35 yaş arası genç oyun yazarlarını metinleriyle birlikte seyirciyle buluşturan yeni bir programa başladı.

Muhsin Ertuğrul Okumaları adını taşıyan program henüz sahnelenmemiş oyun metinlerini görünür kılmayı, metinler üzerine birlikte düşünmeyi ve yazarlara gerçek bir geri bildirim alanı açmayı amaçlıyor.

İkinci Okuma Tiyatrosunun Konuğu Oğuz Kağan Aydos’un Kaleme Aldığı “Paslı Raylar Korosu” Olacak

İkinci okuma tiyatrosu, 20 Nisan 2026 tarihinde 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi fuayesinde seyirciyle buluşacak.

“Paslı Raylar Korosu”, Muhsin Ertuğrul’un tiyatromuza miras bıraktığı “Bize bizim hikâyelerimizi kim anlatacak?” sorusuna, kentsel bellek ve dijitalleşen dünyanın çatışması üzerinden verilen epik bir yanıt. Oyun, sadece bir mekânın yıkım öyküsü değil; nesnelerin ruhu, üniformanın haysiyeti ve toplumsal hafızanın “vazife” bilinciyle savunulması üzerine kurulu bir varoluş anlatısı.

Oyunun kırılma noktasını oluşturan 1974 kışına yolculuk, bir nostalji güzellemesi değil, toplumsal bir yüzleşme. Petrol kuyruklarının ve dondurucu karın hüküm sürdüğü o dönem; nezaketin, paylaşmanın ve “biz” olabilme yetisinin sınandığı bir “sıfır noktası” olarak kurgulanmıştır.

Okumanın ardından; Dramaturg Özge Ökten Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek söyleşide, yazar, oyuncular ve seyircilerle birlikte oyuna dair düşünceler paylaşılacak.

Okumanın oyuncuları:

Münir: Tarık Köksal

Selin: Serap Öztürk

Hurşit: Özgür Atkın

Kasap Hayri: Özgür Dereli

Hanımefendi: Canan Kübra Birinci

Yolcu A & B (Hayaletler): Onur Şirin, Onur Demircan

Parantezler: Cafer Alpsolay

Paslı Raylar Korosu

2026 yılında, kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılmak istenen eski bir İstanbul istasyonu, emekli memur Münir’in inatçı direnişine ev sahipliği yapar. Dijital veri analisti Selin, yapıyı yıkım öncesi “dijital ikizine” dönüştürmek için istasyona gelir. Ancak mekanın ruhu teknolojiyi reddeder.

Dozerler kapıya dayandığında, “Büyük Ray Yarılması” gerçekleşir ve istasyon, karakterleri 1974 yılının dondurucu kışına, gaz yağı kuyruklarına ve veda mendillerinin sallandığı o naif İstanbul’a savurur. Statik bir arşiv değil, yaşayan bir bellek merkezi olan istasyon; hayalet yolcuları, muhtar adayı Hurşit’in bürokratik taşlamaları ve Münir’in “sorumluluk şuuru” ile devleşir.

Fiziksel duvarlar yıkılsa da, Münir üniformasını (mirasını) Selin’e devrederken, istasyonun şehrin her sokağına dağılan sonsuz bir koroya dönüştüğünü ilan eder. Oyun geçmişle geleceği paslı raylarda birleştirerek epik bir yanıt verir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir